RİZE'NİN TARİHİ MEZAR TAŞLARI TEZ KONUSU OLDU
"Batılılaşma Dönemi Rize Mezar Taşları" konulu tez çalışması için Rize'de Araştırmacı-Tarihçi Recep Koyuncu ile eski mezarlıkları dolaşan Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Doktora öğrencisi Canan Hanoğlu, izlenimlerini paylaştı.
Yayınlanma :
28.11.2009 17:00
Güncelleme :
01.05.2021 04:35
Hanoğlu, aynı yıl, aynı anabilim dalında başladığı doktora öğrenimine Doç. Dr. A. Ali Bayhan danışmanlığında “Batılılaşma Dönemi Rize Mezar Taşları” konulu tez çalışmasıyla halen devam ediyor.
Mezar taşları üzerine çalışma yaptığını ve bundan büyük bir keyif aldığını söyleyen Hanoğlu, memleketi Erzurum'da başladığı çalışmalarına Rize’de devam ediyor. "Burada çok şey öğrendiğimin ve gelişme yolunda olduğumun farkındayım. Daha şimdiden önceki çalışmamı eleştirir oldum. Bu çalışma bana mezar taşlarının tarihi, sanatsal, edebi ve kültürel yönüne dair çok şey öğretti ve daha da öğretecek." diyen Hanoğlu, "Rize’ye tez çalışmamla alakalalı gerekli araştırmaları yapmak ve bu konu da güzel bir çalışma ortaya çıkarmak amacıyla geldim. İnternette gördüğüm, oldukça ilgimi çeken “Rize İyidere İlçesi Tarihi Mezar Kitabeleri” adlı tek bir kitapla yola çıkarak ve büyük tereddütlerle başladığım bu çalışmanın kitabın yazarı Hocam Recep Koyuncu tarafından büyük bir istekle desteklenmesi ve yapabileceği her şeyi çekinmeden seve seve yapması ne kadar doğru bir karar verdiğimin ispatı oldu ve yaşadığım tüm tereddütler de boşa çıktı. Yani şunu diyebilirim ki geliş sebebim arkamdaki büyük destekle güzel bir neticeyle sonuçlanacak inşallah. Çalışmam da il olarak Rize’yi tercih etmemim en büyük sebebi mesafe olarak Erzurum’a olan yakınlığıydı. Yaptığım araştırmalar sonucunun da Rize’de bu konuda herhangi bir tez çalışması yapılmadığını tespit ederek işe başladım." şeklinde açıklamada bulundu.
Rize sınırları içerisindeki eski dönem tarihi mezar taşlarını ele alarak kendi içindeki gelişimi ve bu gelişime etki eden unsurları değerlendirdiklerini söyleyen Hanoğlu, amacını ise "Mezar taşları ile ilgili araştırmalar yıllardan beri devam etmektedir. İnsan ve doğa tahribatına açık olan ve bu nedenle de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu kültür değerlerinin belgelenmesi bir anlamda envanterinin yapılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır" şeklinde açıkladı.
"Tarihi mezar taşlarındaki mana ve anlayışın farkını fark etmek hiçte zor olmasa gerek." diyen Hanoğlu, günümüz mezar taşları ile tarihi mezar taşları arasında bariz farklar bulunduğunu ifade ederek; "Osmanlı devletinin araştırmamız kapsamındaki bölge üzerindeki izlerini de günümüze yansıtan bu taşlardan dönemin ekonomik, sosyal, kültürel izlerini anlamak ve bilgi sahibi olmanın yanı sıra birçok yönüyle toplum yapısına ait izleri görmek de mümkündür. Dolayısıyla yapılacak olan bu çalışma ile yöre insanının gurbetçilik hayatında önemli bir yer tutan denizci geçmişini, dini hayatındaki tasavvuf ve folklorun derin izlerini anlayabiliriz." dedi.
Rize'de yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Hanoğlu, şunları söyledi; "Rize’de genellikle cami yakınlarına kurulan toplu mezarlıkların yanında aile mezarlıklarının da çoğunlukta olduğunu gördüm. Çalışmalarımız oldukça yoğun ve verimli bir şekilde ilerliyor. Mezar taşlarının ölçülerini tek tek alıp onları fotoğraflıyoruz. Taşlarda malzeme olarak mermer malzeme kullanılmış bu da taşları değerli ve uzun ömürlü kılmıştır. Yerlerinin daha önceden tespit edilmiş olması benim işimi oldukça kolaylaştırdı. Çünkü Rize coğrafi açıdan çok inişli çıkışlı, engebeli bir yapıya sahip. Düzgün olmayan patikalardan çıkıp mezar taşlarına ulaşmak pekte kolay bir iş değil. Kendi çabalarımla yerlerini tespit etmek eminim çok ama çok zor olacaktı."
Rize’nin muhteşem bir kültürel dokuya sahip olduğunu ve kimsenin farkında olmadığını düşündüğünü söyleyen Hanoğlu "Biz millet olarak kültür deyince hep eskide kalan şeyler aklımıza gelir hâlbuki kültür yaşamın ta kendisidir. Yaşamın ayrıntılarında saklıdır ve bu açıdan bakıldığında Rize’nin zenginliği daha iyi görülmektedir." dedi.
"Ben sadece mezar taşları üzerine bir çalışma yapıyorum ama Recep Koyuncu Hocam sayesinde Rize ile ilgili pek çok şey öğreniyorum ve gördüklerim karşısında şaşırıyorum. Araştırılması, incelenmesi, üzerinde durulması gereken bir çok konu var. Fakat maalesef yapılması gereken bu çalışmaların çoğuna kimse el bile atmamış. Sanırım Rizede kültürel alandaki çalışmalara pek değer verilmiyor. Eminim ki çok yakın bir gelecekte bu çalışmaların yapılmamasının çok büyük bir kayıp olduğu ortaya çıkacaktır. Rize ‘de sayını belirtemeyeceğim kadar çok Osmanlı mezar taşı var ve kıymeti pekte bilinmemiş. Ben şahsen bahsettiğim kitabı görmeden ve Rize’ye gelmeden önce böyle bir kültür birikiminin olduğunun farkında değildim tahmin ediyorum ki kimse de farkında değil. Halbuki taşın, taş olmadığı yerlerden biridir mezarlıklar. Taş, bir mezar başında, sanat eseridir, takvim yaprağıdır, tarih kitabıdır, ölümü anlatıp, hatırlatan vaizdir, arşiv belgesidir. Mezar taşlarına ölenin adının, soyadının, doğum ve ölüm tarihinin, şiirlerin, özdeyişlerin, çeşitli yazıların, dua isteklerinin, cinsiyet ve meslek belirten başlık ve serpuşların yanı sıra bitkisel, geometrik ve figüratif desenler ve motifler, meslek belirten işaretler ve amblemler de işlenmektedir. Osmanlı mezar taşları ilk bakışta bir insanı andıran görüntüsü ile kendisini belli eder. Boyun ve başın silueti taş üzerinde bir boyunluk ve serpuş şeklinde vurgulanmaktadır. Kadın mezar taşlarında farklı ince bir işçilikle hazırlanmış başlık bölümüyle dikkat çeken mezar taşlarının dışında düz görünümlü Osmanlı mezar taşlarının varlığı da bilinmektedir."
Rize'nin araştırılma yapmak adına kabuğu kırılmamış bir inci gibi olduğunu ifade eden Hanoğlu, "Gerçekten gelip görmek gerekiyormuş. Tarihi kaleleri, taş köprüleri camileri, ahşap evleri, konakları, serenderleri, değirmenleri, ahşap işçiliğinin mükemmel bir şekilde sergilendiği mihrap, minber ve tavan süslemeleri, mezar taşlarındaki taşa yansıtılan muhteşem bezemeleriyle Rize’de büyük bir kültür mirası yatıyor. Recep Hocamın söylediğine göre son yıllara kadar adam akıllı bir çalışma yapılmamış. Ama son yıllarda Rize ile ilgili araştırmaların sayısı artmış durumdadır. 2007’den bu yana gönüllüler sayesinde Rize ile ilgili 26 kitap yayınlanmış ilgililer oldukça devamı da gelecektir inşallah." dedi.
Rize yurdumuzun en güzel köşelerinden biri denizi, toprağı, ormanı ve dağ turizmiyle harika bir şehir. Gördüğüm kadarıyla bu imkânları Rizeli değil de hep başkaları değerlendirmiş ve Rize’nin tanıtımını onlar yapmış. Recep Hocamın hep şikâyet ettiği konu da bu işte. Hep bir üniversitenin eksikliği bahane edilerek kültürel çalışmalardan uzak durulmuştur ama şu an Rize’nin de bir üniversitesi var ama durum pekte farklı değil. Ben Erzurumluyum farklı bir üniversiteden gelip burada araştırma yapmama rağmen Recep Koyuncu Hocamın benim için elinden geleni yapması onun gerçek bir Rize aşığı olduğunu gösteriyor. Ben herhangi bir yetkili makama başvurmadan doğrudan Recep Koyuncu Hocamla bağlantıya geçtim ve doğru adreste olduğumu anladım. Ama şundan da eminim ki herhangi bir yetkiliyle irtibata geçmiş olsaydım dahi bu derece ilgili, alakadar ve bilinçli olmayacaklarının da farkındayım çünkü iş başında olup işten haberi olmayanlarla dolu bir ülkede yaşıyoruz. Yaptıklarımızın gereksiz olduğunu düşünen yetkililerle karşılaşıyoruz. Ben bunu kendi memleketimde yaşadım. Herkes bu işleri sevecek ve ilgilenecek diye bir şey yok ama emeğe saygı ve destek bence çok önemli.Tabiatta her türlü hava koşuluyla baş başa kalan mezar taşları için yapılacak işlerin biri de yıkılan, bozulan, silikleşen kitabeleri yeni baştan düzenleyip onların tanzimini yapmak olmalıdır. Bunun içinde üniversitelere, vakıflara, Kültür Müdürlüklerine ve Diyanet teşkilatına büyük görevler düşmektedir. Yapıldıkları çevrenin inançlarını, adetlerini ve geleneklerini günümüze getiren mezar taşlarımız; Osmanlı’nın Rize’deki kültürünü ve tarihini bizlere yansıtan birer tanık konumundadır. Bu nedenle korunması ve tanınması yanında gelecek nesillere aktarılması en önemli dileğimizdir.Söylediklerim sadece mezar taşları ile sınırlı değil. Tarihi araştırmak ve tarihi günümüze taşıyabilmek ve tarih ile insanlar arasındaki bağı gün ışığına çıkarabilmek çok güzel ve önemli bir olaydır. Yani o tarihi günümüzde bir güneş gibi ışıldatmak ve insanlığa göstermek o tarihin yeniden hareketleneceğinin ya da tarihin yeniden güncelleneceğinin bir belirtisi olacaktır kuşkusuz. Bugün Rize neden turizm başkenti olmasın.Osmanlı topraklarının her yerindeki mezarlıklarda binlerce mezar taşı vardır. Bu topraklarda yaşayan her insanın, mezar taşları konusunda az da olsa bilgi sahibi olması gerekir. Mezar taşlarının, yıllarca eğitim, araştırma ve en azından Osmanlıca gerektiren, derin ve geniş bir alan olmasına rağmen “genel kültür” açısından bir bilgi sahibi olmanın zor olmadığını düşünüyorum. Sonuçta o taşta anlatılan, çok değil bir iki veya üç kuşak öncesinden bir büyüğümüz, dedemiz, atamızdır. Şöyle bir söylenti vardır, mezar taşına bakmak ve kitabesini okumak insan da unutkanlık yaparmış. Bir yerde okuduğum ve çok beğendiğim şu cevabı da burada paylaşmak istiyorum. Mezar taşı insana, geçmişini öğretir; dedesini, babasını, atasını, tarihini, dilini, mirasını hatırlatır. Yani unutkanlıktan kaynaklanan eksiklerini azaltır.İşin bilincin de olanlar kendi imkânlarıyla Rize için ve Rize mezar taşları için ellerinden geleni yapmışlar ama görüyorum ki bu yeterli değil sadece onları belgeleyip, fotoğraflamakla iş bitmiyor. İşin büyüğü kendi insanımıza düşüyor. Günümüzde halkın mezarlıklara ve mezar taşlarına gereken ilgiyi göstermediği açıkça görülmektedir. Bunun en bariz örneği ise mezar taşlarımızın yıkılmış, tahrip olmuş ve kırılmış durumda olmasıdır. Bilinçsiz ve cahil kişilerin, birer kültür hazinesi olan mezarlıklarımızda, define aramak için yaptığı tahribatlar olayın vahametini bir kat daha artırmaktadır. Özellikle de hazirelerde bulunan mezar taşlarının başına gelen bu olaylar hazirelerimizin birer taş deposu haline gelmesine neden olmuştur. Önlem almak amacıyla çoğunun kapısına birer kilit vurulmuş, o zamanda unutularak kimsenin girmediği, otların insan boyunu aştığı ve bazen de çöplük olarak kullanılan bakımsız mekânlar haline gelmişlerdir. Bütün mezarlıklar için olmasa da genel anlamda mezarlıkların temiz tutulması ve ayakaltında çiğnenmemesi eskiye has bir özellik haline gelmiştir. Yaptığımız arazi çalışmalarında mezarlıklar bakımsızlıktan otlar arasında kaybolmuş vaziyettedir. Mezar taşlarının fotoğraflarını çekip, ölçülerini almakta oldukça zorlanıyoruz ama hiç şikâyetçi olmadan gerekli temizliği elimizden geldiği kadar kendimiz yapıp işimizi yapmaya çalışıyoruz. Birer açık hava müzesi durumunda olan mezarlıklarımız ve dolayısıyla mezar taşlarımız tarihi birer emanettir. Ama ne yazık ki bu emanetlere hak ettikleri gibi ilgi gösterilmemektedir. İlgili kurumların ilgisinden mahrum olan mezar taşlarımız bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu konu da en büyük temennim yetkililerin ve mezar sahiplerinin üzerine düşen görevleri yapmalarıdır.Bizim amacımız, kültürümüzün önemli bir parçası olan mezar taşlarını belgeleyerek insanlara tanıtmak ve onları bilinçlendirmektir. Onlar sonsuzluğa vurulmuş birer mühür gibi onurlu, mağrur ve dimdiktir. Anadolu topraklarına ad verdikleri, uğruna toprakla kucaklaşan şehitler gibi, her biri bir kahramanlık destanıdır.Son olarak Rize’yi bana, beni Rize’ye tanıtan, çalışmamım her aşamasında desteğini esirgemeyen Recep Koyuncu Hocam’a ve ailesine gösterdikleri ilgi ve misafirperverliklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: