KARAFAZLI'DAN TURGAY AYHAN'A DESTEK YAZISI
Rizeli gazeteci Gençağa Karafazlı, site editörümüz Turgay Ayhan'ın İlkhaber Gazetesi ile ilgili olan dava sürecini köşesine taşıdı.
Yayınlanma :
04.02.2011 16:49
Güncelleme :
17.08.2021 11:55
53habermerkezi olarak Gençağa Karafazlı'ya göstermiş olduğu duyarlılıktan dolayı teşekkür ederiz.
İşte Gençağa Karafazlı'nın kaleme aldığı "Gazeteci Turgay Ayhan'a destek" yazısı;
Rize’de yayın yapan bazı internet haber sitelerinde “Turgay Ayhan’a destek” şeklinde haberleri gördüm.
Bende haber editörümüzü uyararak bu haberi bizde yayınlayalım destek verelim dedim…Ne komik değil mi? Haberi yayınlayarak bir gazeteciye destek vermek..!
Gerçi haber yayınlayarak gazeteciye destek vermek tabii ki mümkün ancak hangi şartlarda mümkün?
Ben 14 ay tutuklu kaldığım süre içerisinde Rize’de gazeteciler ve örgütleri hiç biri (bazı gazeteciler hariç) benimle ilgili yapılan basın açıklamalarına yer vermediler.
Olsun sorun yok. Hiç alınmadım.Hatta benimle ilgili bir haberi sayfalarına taşıyan bir haber sitesinin sorumlusuna bir gazeteci örgütünün yöneticileri “sen ne yapıyorsun neden bu adamla ilgili haberi yayınlıyorsun” diye sitem etmelerine de hiç kırılmadım…
Ancak böylesi önemli süreçlerde haber yayınlayarak destek vermek çok önemlidir. Bunu benim için değil o gün bütün gazeteciler kendileri için yapmalıydılar ama yapmadılar canları sağ olsun ne yapalım…
Amcaları dayıları kızardı sonra memeleri geri alınırdı…Gerçekler acıdır kimin ne zaman desteğe mesleki dayanışmaya ihtiyaç duyacağı hiç belli olmaz… Belli olmaz çünkü bu ülke de ekonomi tıkırında diye yazan biz gazeteciler değil miyiz?
Gelelim bu güne bugün hak arayan Turgay Ayhan’ın o gün bu yaşananları uzaktan seyretmesine de hiç kırılmadım… Kırıldığım ve üzüldüğüm konu şu Ayhan arkadaşım bu konuyu mahkeme öncesi bir zat büromuza gelerek konuyu bize aktarmış hatta bazı belgeleri bizlerle paylaşmış ve daha sonra mahkemeye 1 gün kala bizlere haber vermek koşuluyla buluşup duruşmayı beraberce izlemek konusunda anlaşmış ve ayrılmıştık.
Ayhan arkadaş kendi başına bu hukuk mücadelesine başlamış bu güne dek hiç kimseye haber vermemiş daha sonra davayı kaybetmiş bu kez nasıl kaybettiğini bazı gazetecilere aktarmış.
Ayhan arkadaş mahkemeyi kaybettiğini daha sonra bizlerle değil bazı gazetecilere haber vererek haber yapılmasını sağlamış… Gazeteci bazı dostlarımız da bunu “gazeteciden gazeteci ye destek” diye haberleştirmiş… Hey gidi günler hey. Bu ne destek be… !
Mahkeme bitti ya işte gazeteciye destek böyle olur. Mahkemeyi kaybetti yazalım ve onun hakkını savunalım. Dedim ya ne komik! Komiklikten de öte bu ne rezillik…Peki, Rize’de 3 gazeteci örgütü (ÇGD kuruldu dört oldu) varken neden hiçbir gazeteci örgütü Ayhan arkadaşımıza destek vermedi?
Hiçbir gazeteci örgütünden destek talep etmedi mi? Yoksa Ayhan arkadaşımız bu işe kimsenin karışmasını mı istemedi? Bilgi alma hakkı, ifade özgürlüğü ve eleştirme özgürlüğü insanın temel haklarından biridir. Bir gazetecinin bütün hakları ve yükümlülükleri halkın olaylar ve görüşler hakkında bilgilenme hakkından kaynaklanmaktadır.
Gazetecinin halka karşı sorumluluğu, özellikle işverene ve resmi makamlara yönelik olan, diğer sorumluluklarından üstündür.
Ayhan arkadaşımız ve bizler bu yazılanların ne kadar bilincindeyiz bunu sorgulamak gerek… Gerçekten bizler bu sorumluluklarımızı yeterince kurallarına göre yerine getirmiş miyiz? Bunlar belki ayrı bir tartışma konusu ancak Ayhan arkadaşımızın emeğinin nasıl yok sayıldığını görmemek kendimize haksızlık etmiş sayılırız.
Diğer yandan Emeğin yok sayılması ile ilgili Vira gazetesinde metin Topçu’nun yazdığı konuyla ilgili yazıyı da yok saymak orda ki bazı gerçekleri görmemezlikten gelmekte yine kendimize haksızlık etmiş sayılırız. Fakat Topçu’ya böyle bir yazı yazması sonrası kendinsin de üyesi olduğu gazeteci örgütünün bu konuyla alakalı bu güne dek ne yaptığını? Sormadan da geçmeyeceğim… Ben şimdi Ayhan arkadaşımızın eksiklerini ortaya koymak gibi bir çabanın içerisine girmeyeceğim. Ancak bu yaşanan olay Türkiye’de basın emekçilerinin hangi durumlarla karşı karşıya olduğunu göstermesi açısından çok önemlidir.
Bir ülkede medya halkın gözü, kulağı, istihbarat servisidir… "Adalet istemek, hak aramak" hiç bir zaman "dilencilik" değildir.
Şu yazılanlara bir bakalım… Eeee...Hani ekonomi tıkırındaydı... Eeee... Hani işsizlik giderek azalıyordu. Eeee... Hani kriz teğet geçmişti... Ne oldu? Bugün Başbakan Erdoğan'ın damadı Sabah gazetesinden 60 kişinin işine son verdi. ATV’de ise onlarca basın emekçinsin işine son veriliyor.. Birileri yazıyor; yok efendim kıdem tazminatları verilmiş de, yok sepet efendim iki ay maaşlar peşin verilmiş de... Bla...Bla...Bla... Başbakan'ın damadı bugün 60 kişiyi kapının önüne koymuştur arkadaş. İşte Türkiye'nin gerçek ekonomi tablosu budur.
Bu sadece Sabah'a özgü bir durum da değildir hani: Habertürk de bir o kadar gazeteciye yol vermiştir. Toplamda 260 gazeteci işsiz kaldı. Kimse çıkıp “batı basını şöyle dedi, rakamlar bunu gösteriyor, grafik aldı başını gidiyor” sözlerinin arkasına saklanmasın. Mesele apaçık ortadadır: Hemşerimiz Evrim kepenek daha dün Taraf gazetesinin önünde başlattığı açlık grevi eylemini, Sabah gazetesi önün de o karda kışta emeğinin hakkını arayan basın emekçisi arkadaşlarımızın eylemlerini unutmamak gerek… Bunlarla ilgili acaba Rize'deki gazeteci örgütlerinden bir tek ses çıktı mı? Bütün bu yaşanan kıyımlar sonrası Sadece iki gazetede onlarca gazeteci kapı önüne konmuştur. Yarın Varın diğer işletmeleri siz düşünün...
Medya dünyasında yaşananlar İşte Türkiye'nin gerçek ekonomi tablosunu da açıkça göstermektedir… Bugün Evet "Gözünüz aydın, davayı kaybettim.” diyen Ayhan arkadaşımızdan sonra yarın başka arkadaşlarda kapı önüne konursa hiç şaşırmayalım.
İşte bütün bu gereklerden yola çıkarak Ayhan arkadaş için değil kendimiz için Turgay Ayhan’a ve haklı davasına sahip çıkmalıyız… Rize’de ki bütün gazetecileri ve 4 Gazeteci örgütünün bu konuda bir an evvel çıkıp bir açıklama yapması İlk Haber gazetesinin yöneticilerini protesto etmesi ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğine inanıyorum…
İşte bizler bunu yaparsak o zaman Ayhan arkadaşın ve kendi emeğimizin hakkını savunmuş oluruz… Böylece gazetecilerin mesleki örgütleri de geçek işlevlerini yerine getirmiş ve gücünü ortaya koymuş olurlar…
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: